Cumhurbaşkanlığı Makamına Açık Dilekçe

Kadirşinas Cumhurbaşkanımız.

Ülkemizin kalkınması, insanımızın mutluluk ve refahı, dış dünyaya karşı kazanılması gereken prestij ve genel itibarı hususunda; elinizi değil, yüreğinizi taşın altına koyarak tüm gayretlerinizle cansiperane çalıştığınızı biliyoruz.

Kuş uçmaz kervan geçmez tabir edilen uç bölgelere dahi; yollar, köprüler, kavşaklar, tüneller, viyadükler, hızlı trenler, hava ambulansları, son model hastaneler, üniversiteler, sosyal yardımlar; ayrıca, savunma hattında yüksek donanımlı araç ve gereçler, peyk ülke konumundan lider ülke konumuna geçme yönündeki olağanüstü gayret ve teşebbüsler; ufkunuzun ve idealinizin bir parçası olduğunu da yine biliyor ve görüyoruz.

Terör örgütlerinin belini kırmanızı, özgürlüğün tıkalı kanallarını bypass yapmanızı, bir avuç mutlu azınlığın yanında değil, halkınızın yanında yer almanızı; hatta şefkat ve merhamet saikıyla müessif olaylar karşısında yüreğinizin burkulmasını da…

Ancak ve ancak…

Zatıâlinizden millet hüviyetiyle adeta bir çığlık ve adeta derunumuzda kopan bir çığ mahiyetinde istirhamımız şudur:

Kıymetli Cumhurbaşkanımız, lütfen ama lütfen!

Ne olur bizleri, gözlerini para hırsı bürümüş ihtikârcı alçaklara, muhteris baronlara, doymak bilmeyen hoyrat haramilere; piyasayı belirsizliğe sürükleyip hükümetimizi zora sokmakla ve bahusus bu mel’unca düşünceden mülhem, tebaanızı canından bıktırıp isyana teşvik etmekle maruf sömürgeci sermayedarlara bir “DUR!" deyiniz.

Din, iman, Allah korkusu yoktur söz konusu mendeburlarda! Kuldan utanma duygusu yoktur katiyetle...

Dişlerine taş değmediği için de gayet rahatlar ve gayet mutludurlar.

Heyhat ki, onların bu sinsi fırsatçılığı ve acımasızlığı hakikaten çok ama çok zorumuza gidiyor ve de kanımıza dokunuyor!.

Kendimizi çaresizlik içerisinde sahipsiz gibi görmek istemiyoruz.

Tabir caizse, iki de bir şamar oğlanı gibi o hain ellerce tokatlanmak istemiyoruz. Gasp edilen haklarımızın korunmasını ve cebimize uzanan kirli ellerin kırılmasını arzuluyoruz.

Üvey annesinin sertçe dövdüğü çocuğun yalvararak; “Ne olur beni anamın eliyle döv!” demesi gibi; eğer bizi dövüp tokatlayacaksa, devletimiz dövüp tokatlasın. Eğer mecburiyetten hâsıl, bir vergi alınacaksa devletimiz alsın, can feda!

Amma velakin kanımızı emip, kemiğimizi kemiren ve de iliğimize kadar sömüren bu piyasa tröstlerine ve teröristlerine bizi ezdirmesin mümkünse!

Hem sonra, atı alan Üsküdar’ı geçtikten kelli alınan tedbirler de, gönlümüzü okşamıyor katiyetle… Çünkü palyatif tedbirler neticesinde sömüren sömürdüğü, sömürülende sömürüldüğü ile baş başa kalıyor hasılı.

Acilen kalıcı ve caydırıcı tedbirler bekliyoruz hükümetimizden ve devletimizden.

Manen sarsıldığımız ve maddeten bozguna uğradığımız keyfiyet; şahsınızda hükümetimize arz beyanımızdır sevgili Cumhurbaşkanımız.

Daima hürmet ve muhabbetler tüm içtenliğimizle…

Haşiye: Umuma şamil dilekçemiz tarafınızdan teyitle mâkes bulursa, son derece memnun ve müteşekkir oluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Süreyya Durna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak A Türkiye Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan A Türkiye hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler A Türkiye editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı A Türkiye değil haberi geçen ajanstır.



Ankara Markaları

A Türkiye, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Aldandınız mı?
Tüm anketler