Tarım önemliymiş, Millet mesajı verdi!

Alakaya maydanoz gel bize bazı bazı. Tarım ve önceki dönem Tarım Bakanından konuşmak istiyorum sizinle dostlar. Bir de AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız’ın “Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız.” sözüne değineceğiz. Mesajı nereden anladığınız önemli. (*”Lafı Nerenle Anlıyorsun” kelimesi hakaret değildir. Onu da yanlış anlamayın…)

Tarım önemliymiş, herkes biliyor! Gıda; üretmekle kalmıyor, aynı zamanda diğer sektörlere sermaye ve hammadde temin ediyor, geniş bir istihdam sağlıyor ve dış ticarete, katkı sunuyor.

Vallahi, bir ülkenin ekonomisinde tarım olmazsa olmaz!

Birinci ve ikinci dünya savaşlarının ardından ekonomilerini canlandırmak isteyen ülkeler, tarımı koruma altına almışlar. Tarımı korumak ekonominin can damarı!

Türkiye gibi tarımın kalbinin attığı bir ülkede, gıda enflasyonuyla küresel gıda fiyatları arasındaki uçurum her geçen gün daha da belirgin hale geliyor.

Bakınız, dünya çapında gıda fiyatları Mart ayında yıllık yüzde 7,7 gerilerken, Türkiye'de ise bu rakam tam tersine artarak yüzde 70,5'e fırlamış!

Evet, yanlış duymadınız, aradaki makas öyle bir açılmış ki, o makasın etrafında dönüp duranlar bile şaşkınlıkla bakıyor.

Gelin bakalım, tarım sektöründeki bu kahreden sıkıntılara üstünkörü bir göz atalım.

Çiftçiler mi, yoksa gıda sanayicileri mi?

Hepsi aynı gemide batıyor. Gıda endüstrisi kaliteli hammadde bulmakta zorlanırken, bir yandan da enflasyonla boğuşuyor. Üretimi artırmak ve maliyetleri düşürmek istiyorlar ama işte bu işler hiç de kolay değil.

Son üç yılda sanayi üretimi artmış, evet. Ama gıda ürünleri sanayisindeki artış sınırlı kalmış.

Sonuç? İthalat patlamış!

Bakın, büyükbaş hayvan sayımız yetersiz olduğu için son 18 aydır canlı hayvan ve et ithalatı yapıyoruz.

İthal et gelse de et fiyatlarındaki artış durmuyor.

Ve işte son enflasyon rakamlarına geldik! Ayın şampiyonu kuzu etiyle tanışın, aylık bazda %18,58'lik bir performans sergileyerek zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.

Yanında ise dana eti, %14,64 artışla adeta hız kesmiyor. Kümes hayvanları eti, yani bildiğimiz tavuk eti, ise %12,19'luk bir sıçrama yaşayarak bu yarışta geride kalmak istemiyor. Bu oranlara Türk halkı olarak inanmıyoruz o da ayrı bir mesele. Açıklanan rakamlar ile sokaktaki rakamlar birbirini tutmuyor.

Demek ki, bu işte bir terslik var!

Peki ne yapacağız?

Tabii ki, tarım politikalarını gözden geçireceğiz!

“Destekleme ve planlama araçlarına ağırlık vereceğiz, ürün alım garantili bir tarım politikasına geçeceğiz.” Ben demiyorum tarım sektörü dile getiriyor.

Eğer sektörün sesi dinlemezsek, verdiği mesajı alamazsak, “Ekonomik istikrar dediğiniz şey daha fazla kötüye gidecek, hatta belki de çöküşün eşiğine gelecek.” diyorlar.

İşte böyle!

Seçimle yatıp seçilmişlerle kalktık. İnsanların yüzünde garip bir mutluluk vardı. Tebessüm gibi, gülümseme gibi, kahkaha karışık acı gibi…

Cebinde parası yoktu ama iktidara sandıkta ders verdiğini düşünüp mutlu olmuştu. Ya da mutlu gibi olmuştu, çünkü uzun zaman sonra mutlu olmayı ilk keşfediyormuş gibiydi vatandaş.

Ve iktidar, “Milletin verdiği mesajı aldık” diyerek yine bildiğini okumaya devam ediyor. Anlaşılan alınan bir mesaj yok. Olmuş olsaydı keşke.

AK Parti heyetinin Ramazan Bayramı dolayısıyla MHP'yi ziyaretinde AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız’ın sözleriyle; "Milletimizin mesaj verme kabiliyetine inanırız. Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız"

Kim kimi anlamaya, kim kime anlatmaya ve kim kiminle aldanıyor bilemedim.

Bir de Eski Tarım ve Orman Bakanımız AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi’nin seçim sonuçları sonrası basın toplatışında, gazetecilere “SORU YOK” diyerek salonu terk etmesi var.

“Mesajı almış olabilirler mi?” diye düşündüm.

Halk aslında, “Yeter artık konuşmayın” diye mesaj verdi. Bunlar o mesajı alıp az konuşma kararı aldılar.

Olabilir mi?

Sonuçta konuştukça batan, “İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder” sözüyle Recep Tayyip Erdoğan’ı güç duruma düşürenlerde bunlar değil mi?

Eski bakan Kirişçi’nin TARIM’ı getirdiği nokta ortada, tabi daha önceki bakanlar silsilesini de unutmamak gerekli. Silsile devam ediyor, gelen gidenden daha kötü hale getiriyor.

Tıpkı yerel seçimler de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olmadığı yerde siyaset ağalarımızın Erdoğan’a benzeme gayretinde oldukları gibi. Ben onlara “Küçük Erdoğancıklar” diyorum.

Zaten Recep Tayyip Erdoğan’a da kaybettiren,  mesajı alamamış olan ve milletin haber alma özgürlüğünü sağlayan Basın’a “SORU YOK” diyen “Küçük Erdoğancık” olma yolunda büyük gayret gösteren Vahit Kirişçi gibiler değil mi?

Mesajı alabilene aşk olsun…

Suçlu adaylar değil, suçlu bu adaylarda diretenler ve kendini şehrin abisi olarak gören Vahit Kirişçi’dedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Alyaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak A Türkiye Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan A Türkiye hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler A Türkiye editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı A Türkiye değil haberi geçen ajanstır.

01

Alp - sayın yazar, vahit kirişçiye böyle bir yazı yazmandan dolayı seni tebrik ediyorum. büyük bir cesaret, kibir abideleri hala aynı devam ediyor, basın toplantısı yapıyor, basına söz vermiyor, ders aldıkları yok, aksine ders alamama durumu var. bu atanmışları başımıza bela eden de yine aynı kadro...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 08:49


Ankara Markaları

A Türkiye, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Aldandınız mı?